Ana menu:

Kategoriler

Site'de ara:

Arsiv

Türkiye ve sigara tüketimi

1990-1995 yılları arasında iki yabancı markalı sigara fabrikası faaliyete geçti. Açılışında bütün devlet erkanı oradaydı. Bütün “billboard”lar, gazeteler, dergiler, satış noktaları neredeyse her yer sigara reklamı ile donatıldı. Bine varan araç, on bini aşan personelle dağıtım ağı kuruldu. Tüketimi körüklemek için bedava sigaralar dağıtıldı.Başta bayiler olmak üzere her yere promosyonlar yağdırıldı. Tıp fakültesi mezuniyet balosunu Marlboro düzenledi. Üniversitelerin özel günlerinin değişmez sponsoru sigara idi. “Camel Trophy” - “Marlboro Adventure” gibi organizasyonlar sürekli gündemde tutuldu. Bir çok gazeteci- televizyoncu tanıtım için başta Amerika olmak üzere seyahatlere götürüldü. Çıkarılmak istenen kanun veto edildi, sonra gündeme bile alınmayıp, bir dönem görüşülemeden kabul oldu.

Patlama Yapan Sigara Tüketimi

1993 yılında yıllık tüketim 4.7 milyar paket / 22 Trilyon TL
1994 yılında yıllık tüketim 5.4 milyar paket / 61 Trilyon TL
1995 yılında yıllık tüketim 5.7 milyar paket / 95 Trilyon TL

2004 yılında günde 17 milyon doları sigaraya harcadık.

Sosyal Sonuçlar

5 yılda (11-19 yaş arası) 5 milyon genç sigaraya başladı.
Sigara içme yaşı 11′lere indi.
Sigara, son derece prestij kazandı, bilinç altlarına yerleşti.
Sigara içmek doğal bir davranış oldu. Hiçbir kapalı yerde, sigara içen hiçbir kimseyi uyaramazdınız.
Savaşılması imkansız görünen sosyal ve ekonomik bir dev imajı oluşturuldu.

Türkiye’de Sigaradan Ölümler

Peki sigaradan daha öncelikli sorun var mı? Bir toplumsal sorunu neye göre sıralamalıyız. Şüphesiz ölçümüz insan hayatı ve sağlığına verdiği zarar ölçü olarak alındığında: Hiçbir şey, sigara kadar ülkemizde insanlarımıza zarar vermemektedir. Ölçümüz insan hayatıdır.Her yıl ülkemizde 100.000 insanımızı erken yaşlarda sigaraya kurban vermekteyiz eğer önlem alınmazsa önümüzdeki 20 yılda bu sayı 250.000′e çıkacak.Her yıl ülkemizde 100 bin kişinin ölmesi karşısında kılı kıpırdamayanlar var. Her yıl 100 bin kişi ne anlama geliyor?Her gün 1 uçak düşüyor ve 300 kişi ölüyor.

Her yıl yüz bin nüfuslu bir şehrimize bir atom bombası atılıyor

Her gün içi dolu 6 otobüs uçuruma yuvarlanıyor kimse sağ kalmıyor.

Ülkemizde en çok ölüme sebep veren diğer toplumsal sorunlarla karşılaştıracak olursak, sigarayı daha iyi tanıyabiliriz. Ülkemizde sonucu ölüm olan toplumsal belli başlı diğer sorunlarla karşılaştırılacak olunursa :

Bilinen terör yılda 2-3 bin insanımızın
Trafik terörü yılda 6-7 bin insanımızın
Sigara terörü yılda 100 bin insanımızın hayatına mal olmaktadır.

Sigaranın yol açtığı ölümler; trafik, terör, iş kazaları vb. tüm ölümlerin toplamından beş kat daha fazladır.

En büyük kitle imha silahı: Sigara

Uzmanlara göre sigara ‘en büyük kitle imha silahı’. Çünkü dünyada 1.1 milyar kişi sigara içiyor ve bunların yarısı (550 milyon) sadece sigara içtiği için ölecek. Sadece bu yıl sigara yüzünden öleceklerin sayısı ise 4.9 milyon.

Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi Koordinatörü Prof. Dr. Elif Dağlı, başta akciğer kanseri, kalp-damar olmak üzere 50 hastalığın sorumlusu olduğunu belirterek, “Sigara artık eskisinden daha çok bağımlılık yapıyor. Çünkü 1960′lardan itibaren sigara, çokuluslu firmalar tarafından üretilmeye başlanınca ‘mühendislik ürünü’ haline geldi.

Teknolojinin üretimde kullanılmasıyla sigaraya amonyak katılmaya başlandı. Amonyak, nikotinin vücutta tutunmasını kolaylaştırıyor. Aynı miktarda nikotin sizi daha fazla bağımlı yapıyor. Sigaraların içine ayrıca tatlandırıcı-lar, katıldı. Naftalin, aseton, radyoaktif maddeler, karbonmonoksit (egzos gazı), roket yakıtı, tüpgazın içindeki gaz, arsenik de sigaradaki diğer maddelerden. Bu yüzden insanlar sigaraya daha fazla bağımlı oldular” diyor.

İki saatliğine sigaraya veda

Sigara içenler kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa yakalanıyor. Türkiye kanser ilaçlarını yurtdışından aldığı için sigara, yurtdışına para çıkışına neden oluyor. Sigara, ayrıca insan ömründen 22 yıl çalıyor. Bu da en verimli çağlarında insanların işgücünden mahrum kalması demek.

Kaynak: E-kolay

Sigaranın vücuda zararları

Sigara kullanımı ölümle sonuçlanabilir,ayrıca birçok organ üzerinde ve genel olarak tüm insan vucudunda sistematik zararlara yol açar.

* Diş ve dişeti hastalıkları
* Kulak-burun-boğaz rahatsızlıkları, bu bölgelerde kanser riskinde artış
* Kalp ve damar hastalıkları, yüksek kan basıncı, damar tıkanıklıkları
* Beyin hücrelerinde tahribat
* Katarakt riski
* Solunum rahatsızlıkları
* Mide rahatsızlıkları
* Hamilelerde erken ve yetersiz gelişmiş doğum
* Cinsel rahatsızlıklar, iktidarsızlık
* İnsanlarda sakatlık

Sigaranın içindeki zehirli maddeler

Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluene, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir. Genel olarak bilinen maddelerden birkaçı;

* Polonyum - 210 (kanserojen),
* Radon (radyosyon),
* Metanol (füzeyakıtı),
* Toluen (tiner),
* Kadmiyum (akü metali),
* Bütan (tüpgaz),
* DDT (böcek öldürücü),
* Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
* Aseton (oje sökücü),
* Naftalin (güve kovucu),
* Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
* Arsenik (fare zehiri),
* Amonyak (tuvalet temizleyicisi) ,
* Karbon (eksoz Monoksit gazı),
* Nikotin
* ve 3.885 toksik madde.

Sonuç olarak ciğerlerde oluşan Katran (asfalt)’dır.

Sigaranın Tarihçesi

1492′den önce: Amerika kitasinin yerlileri tedavi ve dini amaçlarla tütün üretimi yapiyorlardi.

1492: Kristof Kolomb Amerika’yi kesfetti. Avrupa’ya döndügünde yaninda bu kitada daha önce hiç görülmemis olan tütün tohumlari ve yapraklari vardi. Kolomb’un mürettebatindan Rodrigo Jerez tütün içerken görüldü ve seytan tarafindan ele geçirildigi iddia edilerek hapis cezasina çarptirildi.

1535: Montreal Adasina ulasan Jacques Cartier oradaki yerli halkin kendisine tütün sunmasindan sonra günlügüne “vücutlarini, agizlari ve burunlari sanki birer bacaymislar gibi tütene kadar, dumanla dolduruyorlar”, “biz de onlari taklit ettik, ancak duman biber gibi aciydi ve agzimizi yakti” diye yazmisti.

1556: Fransa ilk defa tütünle tanisti ve Jean Nicot kisa zamanda tütün içmeyi popüler hale getirdi (19. Yüzyil bilim adamlari “nikotin” olarak taninan kimyasal maddeye onun adini verdiler).

1565: yilina gelindiginde, tüm Avrupa’ya yayilan tütün aliskanligi, ünlü Ingiliz aristokrati ve sairi Sir Walter Raleigh’nin tütün içmeye baslamasiyla, Ingiltere’ye de girdi.

1610: Japonya’da tütün üretimi ve içimi yasaklandi.

1612: Amerika’da Virginia’da ilk defa ticari tütün ekimi yapildi ve basariya ulasti. Amerikali tütün ekicisi John Rolfe daha sonra ünlü Kizilderili kizi Pocahontas’la evlendi. On yil içinde, tütün Virginia eyaletinin en önemli ihraç maddesi haline geldi. Tütün ekimi için köle is gücü kullanilmaya baslandi.

1618: Virginia 20.000 libre tütün üretti.

1622: Virginia, bir Kizilderili saldirisinda kolonisinin üçte birini kaybetmesine ragmen 60.000 libre tütün üretti.

1627: Virginia, 500.000 libre tütün üretti.

1629: Virginia tütün üretimini üç katina çikararak 1.500.000 libre tütün üretti.

1634: Maryland kuruldu. Maryland’de de tütün üretimine baslandi. Rus Çari tütün içimini tüm Rusya’da yasakladi. Tütün içerken yakalananlarin ceza olarak burnu kesiliyor, suçun tekrari halinde ölüme mahkum ediliyorlardi.

1660: Tütün üreticisi olan Virginia ve Marland kolonilerinde kölelik basladi. Sayilari azalan beyaz usaklar yerini kölelere birakti. Köle fiyatlari tütün fiyatlarina göre belirlenmeye baslandi.

1676: New France Kolonisinde sokakta tütün içmek ve tütün tasimak yasaklandi. Bir süre için, perakende satista yasaklandi ancak halkin kendileri için tütün yetistirmeye baslamasiyla, Kanada’nin tütün endüstrisi düsüs gösterdi.

1732: Virginia’nin en zengin tütün üreticisi Robert King öldü. Öldügünde 300.000 dönüm arazisi ve 700 kölesi vardi.

1739: Fransa, Kanada’dan tütün ithal etmeye basladi.

1761: Ingiliz doktor John Hill, “Cautions Against the Immodetrate Use of Snuff” (Asiri Enfiye Kullanimina Dikkat) isimli ve tarihte bilinen ilk tütün-kanser arastirmasi olan raporunu yayinladi.

1775: Virginia ve Maryland’in tütün üretimi 100 milyon libreye ulasti.

1800: ABD’nin köle nüfusunun yarisindan fazlasi Virginia ve Maryland’deydi. Bu iki eyaletteki toplam zenci köle sayisi 395.000′di. Puro tüketimi, enfiye tüketimiyle rekabet etmeye basladi. Tütün çigneme ve pipo kullanimi ortaya çikti.

1854: 1856 yilinda sona eren Kirim Savasi basladi. Ingiliz ve Fransiz askerleri Türk tütünüyle tanisip, onu Avrupa’ya götürdüler.

1878: Kanada’nin Ontorio bölgesinin rahibi Albert Sims “The Sin of Tobacco Smoking and Chewing Together With an Effective Cure for These Habbits” (Tütün Içme ve Çigneme Günahi ve Bu Aliskanliklari Birakmak Için Etkili Tedavi) isimli kitabini yayinladi.

1881: ABD’de, John Bonsack ilk sigara yapan makinenin patentini aldi. Böylece ABD, günde 120.000 sigara üretmeye basladi. Bir makine 48 kisinin yaptigi isi yapiyordu. Üretim maliyeti düstü ve güvenli kibritin de icadiyla, sigara tüketimi bir anda patladi.

1889: Saint John Hastanesi sigaranin zararlarini ve girtlak kanserine neden oldugunu anlatan bir kitap yayinladi.

1891: Kanada’nin British Colombia eyaletinde, 15 yasindan küçüklerin tütün içmesi yasaklandi.

1895: Sadece Kanada’da 66 milyon adet sigara satildi.

1903: Kanada, Ingiltere ve Amerika’da sigaranin zararlari ciddi bir sekilde ele alinmaya baslandi, Kanada’da sigaranin yasaklanmasi için meclise kanun tasarisi verildi.

1914: Birinci Dünya Savasinin baslamasiyla, sigarayi yasaklama hareketi sekteye ugradi hatta tüm dünyada, cephedeki askerlere tütün yollama kampanyalari basladi.

1920′ler: Tüm dünyada sigara kullanimi hat safhaya ulasti, bir yilda tüketilen sigara sayisi milyarlari buldu.

1930: Almanya’nin Köln Üniversite’si bilim adamlari sigara ve kanser arasindaki iliskiyi istatistiksel olarak ortaya çikardi.

1934: Ilk mentollü sigara üretildi.

1938: John Hopkins Üniversitesi doktorlarindan Raymond Pearl sigara içenlerin, sigara içmeyenlere oranla daha genç yasta öldüklerini belirtti.

1939: Almanya Polonya’yi isgal etti ve Ikinci Dünya Savasi basladi. Cephedeki askerlere sigara tasinmaya baslandi. Bu sirada Alman bilim adamlari sigara ve kanser arasindaki iliskiyi daha derinlemesine inceleyen yeni bir istatistiksel rapor yayinladi.

1943: Dünya yetiskin nüfusunun yaklasik %60-%80′nin sigara içiyordu.

1944: Amerikan Kanser Dernegi, sigaranin sagliga zararli olabilecegini belirtti. Akciger kanseri ve sigara arasindaki iliskinin henüz kesinlik kazanmadigini ama gene de dikkatli olunmasi gerektigi hakkinda halki uyardi.

1947: Kanadali doktor Norman Delarue akciger kanseri hastalarinin %90′inin sigara tiryakisi oldugunu gösteren bir arastirma yayinladi.

Kaynak: Vikipedi